Sizin İçin Bir Tavsiyemiz Vaaaar…

 
 
Random Article


 
Takip Edilen
 

Çeşme

 
Ulaşım
6.0


 
Harcama
5.0


 
Memnuniyet
6.2


 
Total Score
5.7
5.7/ 10


User Rating
15 total ratings

 


0
Posted 11 Ocak 2013 by

Çeşme, şifalı sıcak suları, olağanüstü sayılabilecek kalitede kumun, güneşin ve berraklığın kucaklaştığı şirin bir tatil beldesidir.

Tarihi:
İlk çağda Cyssus adıyla bilinen Çeşme, Anadolu’nun Batı kıyısında MÖ.1000 yıllarında tahmin edilen 12 İon kentinden biri olan Erythrai (Eritre)’nin Ildırı İskelesiydi. Erythrai, M.Ö. 6. yüzyılda oldukça geniş ve önemli bir yerleşim merkezi durumundaydı. Son derece koruyucu bir limana sahip olan Erythrai Mısır, Kıbrıs ve batı ülkeleri ile ilişki kurmuş ve ticaretini geliştirmiştir..

Lidya ve Pers egemenliğinden sonra Roma ve Bizans hakimiyetinde kalmıştır. Çeşme, Selçuklu, Osmanlı, Aydınoğulları ve tekrar Osmanlı Dönemlerini sırasıyla yaşamıştır.

Çeşme yöresi, 11. yüzyıl sonlarında büyük Türk denizcisi Çaka Bey ile Türk egemenliğiyle tanışmıştır. Osmanlı egemenliğine geçişi, 14. yüzyıl sonlarındadır. En çarpıcı Osmanlı eserlerinden biri burada bulunan Çeşme Kalesi’dir. Çeşme ve çevresinde yapılan kazılarda elde edilen eserler Çeşme Kalesi içindeki müzede sergilenmektedir. Kaleye ek olarak bir de kervansaray bulunmaktadır.

Coğrafyası:

Ege Bölgesinde, İzmir iline bağlı Çeşme ilçesi, 80 km. uzaklıkta Anadolu’nun batıdaki en uç noktasıdır. Yüzölçümü 2601 km2 dir. Doğu’dan Urla ilçesi, güneyden ve batıdan Ege Denizi , kuzeyden ise Karaburun ilçesi ile komşu olan Çeşme’nin; Yunanistana bağlı Sakız Adasına uzaklığı 8 mil dir. Üç tarafı denizle çevrili Urla yarıadasının batıya uzanan kısmı Çeşme yarımadası olarak anılır.

Çeşme’de dağların denize dik inmesi, görkemli doğal güzellikler yaratmıştır. Arazi genellikle taşlık ve kayalık tepelerle kaplı olup, tepelerin arasında küçük ovacıklar yer alır.
Ayrıca bölgede geçniş zamanlardaki sarsıntılar volkanik patlamalar gibi nedenlerden dolayı bir çok yarıklar oluşmuştur.Buyarıklar sayesinde yer yüzüne volkanik tabandan sular çıkmıştır.Bu sular bölgede kaplıca olarak kullanılmaktadır.Bölgeyebu kaplıcalar sayesinde bir çok turistide yöreye çekmektedir.

Sayısız koyları, berrak denizi, güneşi, ince kumları, deniz içinde kaynayan kükürtlü suları, yarımadanın 29 km yi bulan kıyıları boyunca dağılmıştır. Şifne, Küçük liman , Pırlanta, Paşa limanı, Ilıca plajı, Çiftlik, Altınkum, Çatal azmak, Sakızlı koyu, Tekke plajı, Ayayorgi ve değişk isimlerde yirmiye yakın kumsalı vardır.

Bölgenin Ilıca bölgesine İzmir’den bölgeye giderken Alaçatı bölgesinden rüzgardan yararlanılan yel değirmenleri mevcuttur.Buyel değirmenlerindende hatrı sayılır bir gelir elde edilmektedir.
Ayrıca Çeşme’de koyların çokluğu nedeniyle bölgedeki yat ve tekne turları düzenlenmektedir.Bu geziler uygun ücretlere düzenlenmektedir ve gerçekten sizi memnun edicidir.
Ayrıca bölgede yükseltide fazla olmadığı için bölgede sıcaklıkta yüksektir.Çeşme’de kış aylarında hava ılıman ve yağışlı yazaylarında ise havalar sıcak ve kuraktır.

Tarihi Eserler:

Çeşme kalesi : 2. Beyazıt tarafından 1508 yılında diktörtgen biçiminde yaptırılan kale, 6 kulesi ve üç yanındaki hendeklerle muhteşem bir görüntü oluşturur. İlk yapıldığı zamanlarda denize sıfır olarak inşaa edilen kale, zaman içerisinden denizin doldurulmasıyla daha içte kaldı. Tarihi kalede Uluslararası Çeşme Müzik yarışması ve 2-7 Temmuz tarihleri arasındaki Çeşme Festivali düzenlenir. Kaleyi ziyaret ettiğinizde, az önce anlattığımız büyük Türk komutanı Kaptan-ı Derya Cezayirli Hasan Paşa’nın yanında aslanı bulunan heykelini de göreceksiniz.

Kervansaray:
1529 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılan iki katlı kervansaray, tipik Osmanlı dönemi kervansaraylarından biridir. Bir benzeri de Kuşadası’nda (Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı) bulunan yapının mimarı Ali Pabuççu’nun oğlu Ömer’dir. “U” biçiminde bir plana sahip olan yapının ortasında geniş bir avlu, bu avlunun çevresinde de dükkan, depo ve odalar yer almaktadır. Bir veya birkaç merdivenle birinci kata çıkılır, burası da biçim bakımından zemin katına benzer. Yolcular özellikle yabancı tüccarlardır. Bunlar oralarda ya hayvanlarıyla geceyi geçirebilecekleri bir konut veya şehirlerde mallarını koyacak ve satacak bir yer bulurlar. Kervansarayın restorasyonu tanımlamakta olup, otel olarak günümüzde hizmet vermektedir

Çeşmeler:
Çeşme’nin tipik Ege mimarisi özelliklerine sahip pek çok yapısının yanısıra, adını aldığı Osmanlı dönemi çeşmeleri de, bu mimari zenginliğe ayrı bir değer kazandırır. İlçe merkezi planında yerleri belirlenen bu çeşmelerden Anonim Çeşme 1792 yılında, Kaymakam Çeşme de 1829 yılında yaptırılmıştır.

Müzeler:

Çeşme’nin tarihi zenginleklerini en iyi, müzelerdeki tarihi eserlerin çokluğu ve kalitesi gözler önüne sermektedir.

Çeşme Müzesi: Daha çok Erythrai, Çeşme ilçe merkezi Alaçatı ve Kalemburnu yöresinden çıkan eserlerin sergilendiği tarihi Çeşme Kalesinde bulunan Çeşme Arkeoloji Müzesinde 320 adet arkeolojik 126 adet etnografik eser ile 31 adet sikke, toplam olarak 477 adet eser teşhir edilmektedir.
Müze Tel: 0.232.712 66 09
Ziyaret Saatleri: 08.30-12.00/13.00-17.00
Ziyaret Günleri: Pazartesi hariç her gün.

Erytrai (Ildırı):

Ildırı köyünün antik dönemdeki adı Erythrai’dir. Erythrai sözcüğünün Yunancada “kırmızı” anlamına gelen Erythros’tan türediği, kent toprağını kırmızı renginden dolayı Erythrai’nin “Kızıl Kent” anlamında kullanıldığı sanılmaktadır. Bir başka varsayıma göre ise kent adını ilk kurucu Giritli Rhadamanthes’in oğlu Erythros’tan almıştır. Kentte ele geçen bulgular, bu yörede ilk Tunç Çağ’ından bu yana yerleşimin olduğunu göstermiştir. İkinci kolonileşme döneminde kent, Atina Kralı Kadros soyundan gelen Knopos yönetimindeydi. Başlangıçta krallık ile yönetilen kent sonraları yine kral soyundan olan ancak halkın seçtiği Basileuslar tarafından yönetildi. Ion kentlerinin aralarında kurdukları Panionion dinsel ve siyasal birliğe katıldılar. Kent Pythagoras’la birlikte kısa süreli tiranlık dönemi yaşamış, bu dönemde üreterek dışarı sattığı değirmen taşlarıyla önem kazanmıştır.
Erythrai, Lidya ve daha sonra da Persler’in eline geçer. Pers boyunduruğuna karşı diğer Ion kentleri gibi ayaklanmaya katılan kente, bütün Ion kentleriyle birlikte M.Ö. 334′te İskender, bağımsızlığını kazandırır. İskender’in ölümünden sonra çıkan kargaşalar sonucu birçok el değiştiren Erythrai Pergamon (Bergama) Krallığı’nın eline geçer. M.Ö.133′ te Roma İmparatorluğu içinde özgür bir kent statüsü kazanır. Bu dönemde şarabı, keçileri, değirmen taşları ve kadın kahinleri Sibyl ile Herophile ile ün kazandı. M.Ö.1 yy.da depremler, savaşlar ve Romalı komutanların yağmaları yüzünden büyük yıkıma uğrayan yöre; 16.yy.dan sonra Ilderen ve Ildırı adlarıyla anılmaya başladı.

Dalyanköy:
“Eski Camii” olarakta anılan yer, Çeşme ilçe merkezinin 2 km güneyindedir. Bizans egemenliği sırasında I. Kılıç Arslan`ın kayınpederi Emir Çaka, yarımadayı ele geçirince, 1081 yılında Çeşme`ye gelmiş ve Oğuz Boyundan gelen Türkleri bu merkeze yerleştirmiştir. Halen bir cami kalıntısı ve geniş mezarlığıyla 11. yüzyıl Türk yerleşmelerine ait ilginç bir örnektir.

Çeşme Plajları:

29 km`lik Çeşme kıyı şeridi boyunca göreceğiniz birbirinden güzel plajların her birinden ayrı bir keyif alacaksınız. Çünkü, Çeşme öyle güzel bir ev sahibidir ki; her zaman tertemiz denizi, eşine az rastlanır yumuşacık kumsalları ve bunalmadan istediğiniz bronzluğa ulaşabileceğiniz güneşiyle kucaklar sizi. Dingin bir denizde serinleyip sonra da sımsıcak kumsal da sakince güneşlenmek mi, bir yat kiralayıp adaları gezmek mi, dalış tüpünüzü takıp derinlerdeki zenginliği keşfetmek mi yoksa sörf tahtanızı alıp rüzgarla dansetmek mi istiyorsunuz? Düşlemeniz bile yeter. Çeşme hepsini önceden düşünmüş ve her bir plajını farklı bir alternatif olarak hazırlayıp hizmetinize sunmuştur sanki. İşte en önemli plajlardan birkaçı;

Ilıca Plajı: 2 Km`ye yakın uzunluktaki geniş ve beyaz kumlu plajları, nitelikli konaklama tesisleri ve termal olanaklarıyla Çeşmenin en büyük ve popüler turizm merkezi durumunda.
Deniz`in içinden kaynayan sıcak termal suları, Ilıca plajını ve yöredeki diğer plajları büyük birer termal havuz haline getirir.
Ilıca`daki büyük, küçük konaklama tesisleri, yoğun bir turist kapasitesinin ihtiyacını karşılayabilecek durumda. Ilıca`nın önemini arttıran en önemli husus, termal olanakları. Birçok küçük, otel ve pansiyonlarda bile kaplıca suyu bulunuyor. Çeşme plajlarının ve özellikle Ilıca plajının en önemli özelliklerinden biri de, kıyıdan denize doğru yaklaşık yüz metrelik bir şeridin insan boyunu geçmeyecek derinlikte olması. Sığ sularda, özellikle termal kaynaklarla beslenen sularda ultraviyole ışınlarının insan sağlığına çok daha fazla yararlı olduğu bilimsel bulgularla kesinleşmiş durumda. Bunların yanı sıra, bu plajlardan çocukların yararlanma olanakları, sağlık ve can güvenliği bakımından da çok elverişli.

Boyalık Koyu:

Yaklaşık 5 Km. uzunluğunda ve çok güzel plajlara sahip bir koydur. Ilıca plajının karakteristiklerini gösteren bu koy ayrıca bugün Çeşme`nin en hızlı gelişen turizm alanlarından birisi. Koyun orta kısmında yer alan Kalem Burnu’nun karayla birleştiği yerde, yapıldığı yıllarda Türkiye`nin en büyük ve en modern konaklama tesislerinden biri olan ALTINYUNUS TATİL KÖYÜ ve Marinası bulunuyor. Bu koyun kuzey rüzgarlarına kapalı en sakin plajı ise Sakin Deniz (Ayayorgi) plajı. Kıyısındaki restaurantları, birbirinden keyifli tesisleriyle gerçekten sakin ve dinlendirici bir köşe.

Şifne-Büyük Liman-Paşa Limanı:

Ilıca plajı merkez olmak üzere kuzeydoğu yönünde Şifne`ye kadar uzanan kıyı bandı, güzel plajları ve kaplıcalarıyla büyüleyici bir merkez. Büyük Liman, Paşa Limanı koyları, turistik tesislerin, kamp alanlarının ve toplu yazlık konutların toplandığı bir yer konumunda. Şifne, kaplıcalarıyla ünlü bir merkez ve çok sayıda temiz ve düzenli pansiyon hizmet veriyor. Ilıca merkezine yaklaşık 5 Km. uzaklıktaki bu önemli turizm merkezine ulaşım ise Ilca’dan sağlanıyor.

Ildırı: Antik Erythria kentinin bulunduğu Ildırı ve yöresi, doğal plajları ve kamp alanlarını bakımından kampçılar için ilginç bir yöre. Çeşme ilçe merkezine 22 km. Ilıca`ya 15 km. uzaklıktaki bu tarihi ve doğal zenginliklere sahip yöreye ulaşım Şifne`den sonra asfalt bir yolla yapılıyor.

Aya Yorgi Koyu
Dalyan ve Çeşme arasında kalan Aya Yorgi koyu, Çeşme’nin en güzel sahillerinden birine sahip. Koyun gece manzarası görülmeye değer. Denizin onlarca metre dibinin göründüğü Aya Yorgi Koyu’nun çevresi eğlence merkezleri ile çevrili.

Dalyan Ve Sakızlı koy:

Çeşme yarımadasının kuzey kıyılarında yer alan bu turistik merkezler, tipik balıkçı mahallesi, evleri, limanı, plajları ve insanlarıyla Ege yaşantısının ve doğal güzelliklerinin toplandığı bir yöre. Bu yöre, Çeşme ilçe merkezine 4 Km. uzaklıkta. Dalyan köyde çok sayıda kaliteli otel ve pansiyonlar sizleri bekliyor.

Çiftlikköy Ve Pırlanta Plajı:

Bu plaj Çeşme’nin güney ve güneybatısında yer alıyor. Bu yörenin en önemli plajları PIRLANTA-TURSİTE ve ALTINKUM plajları. Burada da sizleri son derece kaliteli otel ve pansiyonlar bekliyor. Ayrıca burada kamp yapmak için de uygun alanlar bulunuyor.

Alaçatı Çark Plajı:
Alaçatının rüzgar sörfüyle ünlenmiş kıyıları, aynı zmaanda altın kumsalı ve pırıl pırıl deniziyle fark yaratan Çark Plajı’nda da ev sahipliği yapıyor. Tropikal plajları anımsatan Çark Plajı’nda gün boyu esen rüzgar bunalmadan günboyu güneşlenmenize olanak veriyor. Çark plajı’nın yanıbaşındaki koy, dünyanın heryerinden gelen rüzgar sörfçülerinin ve bu konuda eğitim veren sörf okullarının mekanı. Bu sporu yapmasanız da Alaçatı sahillerinde olup rüzgarı bedeninizde hissetmek ve rengarenk sörfleri izlemek insana baçka bir keyif veriyor.

Mavi Bayraklı Seaside:
Beldenin tek mavi bayraklı plajıdır. Plaj 5000 m²’lik kumsala ve Alaçatı’nın en temiz denizine sahiptir. Bu kumsalına çim alan da eklenince daha geniş ve huzur dolu bir görüntüye kavuşmuş Seaside. Mavi bayraklı denizi, sağladığı konfor ve huzur ile Seaside Türkiye’nin en büyük eğlence merkezidir. Seaside; plajı, restoranı, kulübü ve konser alanı ile Çeşme’nin en gözde mekanları arasaında yerini almıştır.

Eşek Adası:

Eski adıyla “GONİ” olarak bilinen günümüzün Eşek Adası Çeşme`den yatlarla bir saat uzaklıkta, temiz koyları ve konuksever eşekleriyle günübirlik yat gezintileri için ideal bir yer. Doğal konumu itibariyle kuzey rüzgarlarına kapalı olan koylarında sualtı ve su üstü sporları yapmaya çok elverişli. Neredeyse tamamının maki ile kaplı olduğu adada eşeklerin yaşayabilmesi için rüzgarla çalışan bir tatlı su kuyusu bulunuyor. Özellikle bahar aylarında yolunuz düşerse yaban nergisleri, katır tırnakları ve kekiklerin sarhoş eden kokusuyla karşılaşırsınız. Ada tamamen turistik amaçlara hizmet etmekte ve Milli Parklar kapsamında olduğundan gece konaklaması mümkün değildir. Adanın hemen yanında bulunan Kara ada,doğal bir akvaryum görünümünde olan Mavi Koy sizi büyüleyen bir uğrak yeri olacak.

Dalış ve sualtının gizemli dünyası:

Çeşme’de amatöründen profesyoneline kadar sualtı meraklısı için eşsiz bölgeler bulunuyor.
Çeşme sualtı tutkunları için doyumsuz keyiflerin ve yeni keşiflerin yaşanacağı tarifi imkansız bir belde. Su altı dünyasına dair inanılmaz görüntülere şahit olacağınız Çeşme’de doğa son derece cömert davranmış.
Fener Adası: En fazla 15-18 metreye kadar derinleşen bu ada akıntı dalışından hoşlananlar için ideal bir bölge. Şansınız varsa adanın daimi ziyaretçilerinden foklarla bile karşılaşabilirsiniz. Ada etrafında iki dalış noktası bulunuyor. Her iki dalış noktasında fazla derin olmayan dip yapısından dolayı genelde ikinci dalışlar için kullanılmakta. Derinlikleri 18 metre olan yörede yapılacak dalışlarda renkli dip yapısı sizi büyüleyecek. Her türlü sünger ve mercanın bulunduğu ada yöresinde karagöz, sarpa gibi küçük sürü balıkları da dalışta size eşlik edecek. Kimi kez fokların görüldüğü adada birkaç eski fok mağarası da bulunuyor.
Yatak Adası: Derinliğin 40 metreye kadar gittiği bu ada yaklaşık 8-10 metre derinlikte yer alan muhteşem mağarası ile ünlü. Genellikle günün son dalışı için tercih ediliyor. Adanın batısında yer alan iki mağara girisi ve içindeki süngerlerin kapladığı alan ile oluşan renkli cümbüşü makro ve geniş açı fotoğraf çekenler için oldukça uygun. Geniş açı objektif ile içeriye girdikten sonra dışarıya baktığınızda karanlığın önündeki turkuaz renkli mavilikler sizi büyüleyecek.
Eşek Adası: Etrafında birçok dalış noktası olmasına rağmen yarık kaya noktası adanın en güzel yeri. Derinlik 50-60 metrelere kadar inebiliyor. Özellikle üstü 20 metrelerden başlayıp dibi 40 metrelere kadar inen doğu duvarı her dalgıcın görmek isteyeceği bir yer.
Ildırı Körfezi: Geçen seneye kadar yasak bölge olan bu bölgedeki mağara resifi en güzel dalış yeri. Sığlığın batıya bakan tarafında güneyden kuzeye doğru yaklaşık hemen hemen 70 metre uzunlugunda bir duvar uzanıyor. Üst kısmı yüzeye yaklaşık 8 metre derinlikte olan bu duvarın derinliği 12 metreden 35 metre derinliğe kadar gidiyor. 21 metre civarında birbirine bağlı 3 adet mağara var ve bu mağaraların bir tanesinin sığlığın ortasında 12 metre civarına bir çıkışı bulunuyor.

Rüzgar sörfü:

Alaçatı’yı gördükten sonra sörf yapmak için başka bir yerde olmak istemeyeceksiniz.
Alaçatı, Avrupa’nın sörf bölgeleri arasında en ilginç ve çeşitlik sunan bölgesi. Bozulmamış örtüsü ile sörf merkezi V biçiminde berrak suyu olan bir koydadır. Çeşitli rüzgar koşulları ve ideal sörf alanı ile Avrupa’daki en önemli sörf merkezlerinden birisidir. Deniz suyunun oldukça sığ olduğu bu bölgede rüzgar da kuzeyden esiyor.
Haziran ayından Eylül ayının ortalarına kadar ortalama 4-6 şiddetinde esen rüzgar, Nisan-Ekim aylarında ise %50 güney rüzgarı olarak eser ve güzel dalgalar oluşturur. Alaçatı sanki sörfçüler için yapılmış bir bölge gibi. Alaçatı’nın en güzel özelliği, rüzgarın soldan, yani meltem olarak esmesi ve şiddetli rüzgarda dahi düzenli dalgaların oluşması. Akıntının da rüzgar ile aynı yönde olması sörf yapanlara doyumsuz anlar yaşatıyor. Alaçatı ayrıca meltem rüzgarına sahip bölgeler arasında hiç şüphesiz en güvenilir olanı. Burada dört ayrı rüzgar Ege’nin içlerine uzanan Çeşme Yarımadası’nı okşar. Meltem, Lodos, Poyraz ve Gerence rüzgarlarının da yıl boyunca bölgeyi ziyaret etmesi ayrı bir güzellik.

Pırlanta Plajı’nda Kitesurf:

Çiftlikköy’de bulunan Pırlanta Plajı hiç kesilmeden kuvvetli ve sabit esen rüzgarı ve dalgalarıyla Çeşme’yi ‘’Avrupa’nın rüzgar başkenti’’ olmaya aday etmiştir.

Kitesurf, diğer birçok ekstrem sporla da birbirini tamamlıyor. Kitesurf rüzgar sörfünün yeni jenerasyonu. Artık rüzgar sörfüne genç nesilin talebinin azalmasından dolayı yeni milenyumda bir orta yaş üstü sporu haline gelince, kitesurf tüm dünyada bir patlama yaparak, trendi en hızlı yükselen spor oldu. Ayrıca board kullanımı açısından, snowboard, skateboard, wakeboard, rollerblade yapanlar da bu spora başladılar.
Pırlanta Plajı’nda bulunan surf tesisi Kitesurfbeach, Uluslararası Kitesurf organizasyonu (IKO) nun Türkiye’deki sertifika veren okulu ve sadece sertifikalı öğretmenler ile eğitim veriliyor.
2005 Türkiye Kitesurf Şampiyonası, 2005 Water and Air Dünya Şampiyonası ve 2006 yılında ise Türkiye Kitesurf Freestyle ve Türkiye Windsurf Freestyle Şampiyonaları burada organize edildi.
Windsurf ve Kitesurfçülere çevre otellerde konaklama, kamp ve karavan imkanı tanıyan Pırlanta Plajındaki tesislerde, ayrıca seyretmeye gelenler için de bir cafe, yüzme ve güneşlenme alanları yer alıyor.

Çeşme’de Ne Yenir?

Çeşme’de kendinize harika lezzetler spariş verebilirsiniz. Günbatarken Ege’nin balıklarından alıp ve çeşme şarabından da bir kadeh koydunuz mu keyfinize diyecek yokk demektir. Hediyelik olarak ne götüreyim diye düşünüyorsınız şarap olabilir.. Mutlaka tadın denilebilecek yiyecekler çipura, levrek, ahtapot ve midye ve Kumrusunu mutkala yiyin. Ayrıca kavunları ve enginarları harika bir tad bırakacak damağınızda.
yok ben sadece yöresel yemek yemek istiyorum diyenler de şanslı. Çünkü Egede çokca yöresel yemek ağızları tatlandırıyor. Özellikle uğramanız gereken yerler arasında Yusuf Usta Ev Yemekleri , Dönerci Mevlüt usta’nın yeri , Lades Kebap, Alaçatı köftesi , İmren Helva ve Tatlı Evi , Kumrucu Şevki, Kumrucu Hüseyin, Martı Cafe’de, lezzetli balıklar Dalyan Körfez Balık Restaurant gidebileceğiniz bazı yerler arasında sayılabilir.

Tatilyöresi çeşme’de neler yenebilir ve çeşme yöresi yemekleri;

Yöresel yemeklerinden bazıları;

-İzmir Kumrusu
-Sakız Reçeli
-Lokma Tatlısı
-Sakızlı Dondurma
-Her Türlü Balık Çeşidi
Çeşme yöresine özgü yemeklerdir.

Çeşme’ye Ulaşım – Nasıl Gidilir?

Karayolu: İzmir’e 77 Km’lik dar bir asfalt, 80 Km’lik otoyol olmak üzere iki yolla bağlanan Çeşme’nin ulaşım merkezi İzmir`dir. Kara, hava ve deniz yoluyla gelen turistler önce İzmir`e Çeşme ve Ildırı`ya çalışan otobüslerle turizm mevsiminin en kalabalık günlerinde dahi ihtiyacı rahatlıkla karşılar. Çeşme ilçe merkezi, otobüs ve minibüslerin son durağıdır. Çiftlik, Dalyan, Alaçatı, Reisdere, Ovacık ve diğer plajlara minibüs ile belediye otobüsleri çalışmaktadır. Çeşme Otogar Tel: +90232 712 64 99

Denizyolu: Çeşme-Sakız Adası arasında feribot seferleri düzenlenmektedir. Yunanistan`dan Çeşme’ye deniz yoluyla giriş yapan turistler Sakız Adası (Chios) Çeşme arasında çalışan Türk ve Yunan feribotlarıyla taşınır. Ada ile Çeşme arası bir saattir. Ayrıca Türkiye’den çıkış yapacak turistler Çeşme’den İtalya’nın Bari, Brindisi Limanlarına yolcu taşımacılığı mevcuttur. İzmir-Çeşme-Kuşadası-Yunanistan ve İtalya seferi yapan feribotlar da limana uğramaktadırlar.
Çeşme Liman Tel: +90232 712 60 05


admin

 
Sitelerimiz ile ilgili Tüm istek, öneri ve görüşleriniz için bize izmirtavsiye@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz.


0 Comments



Be the first to comment!


Leave a Response

(required)